Son günlerde siyasetin gündemini meşgul eden CHP’nin 38. Olağan Kurultayı davasına dair yapılan son anket, seçmenlerin “CHP’ye yönelik olası bir mutlak butlan kararı”na karşı ciddi bir direnç sergilediğini gösteriyor. Ank-Ar Araştırma ve Danışmanlık tarafından gerçekleştirilen anket, halkın bu konuda ne düşündüğünü gözler önüne seriyor.
Ankete katılanlara “CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı çıkarsa bu kararı onaylar mısınız?” sorusu yöneltildi. Genel sonuçlara göre, halkın yaklaşık yüzde 70’i böyle bir kararı onaylamadığını belirtti. Ayrıca, AKP ve MHP tabanındaki seçmenlerin görüşlerinin neredeyse eşit bir şekilde bölündüğü görülüyor.
Araştırmanın sonuçlarına göre, sadece yüzde 19’luk bir kesim mutlak butlan kararını onaylayacağını söylerken, yüzde 69,3’lük büyük bir çoğunluk “Onaylamam” yanıtını verdi. Bu durum, toplumun genelinden CHP’ye yönelik olası hukuki adımlara karşı güçlü bir karşıtlık olduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle AKP ve MHP seçmenleri arasında karara dair farklı görüşlerin mevcut olduğu dikkat çekiyor. AKP tabanında mutlak butlan kararını onaylayanların oranı yüzde 45,9 iken, onaylamayanların oranı yüzde 39,7. Bu durum, AKP seçmeninin de karara dair tereddüt içinde olduğunu gösteriyor. MHP seçmeninde ise durum biraz daha farklı; kararı onaylamayanlar (yüzde 45,5) onaylayanlardan (yüzde 40,9) daha fazla. Bu veri, MHP seçmeninin hukuki ve siyasi nedenlerle karara AKP tabanından daha mesafeli durduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, bu iki partinin seçmenlerinin karara ilişkin görüşlerini, siyasi sonuçlardan duyulan endişeye bağlıyor. Özellikle MHP seçmeninin “Onaylamam” yanıtını verenlerin sayısının fazla olması, milliyetçi tabandaki hukuk algısının ve demokratik değerlerin korunmasına yönelik bir isteği yansıtıyor.
Diğer muhalefet partileri ise bu karara karşı çok daha net bir duruş sergiliyor. CHP seçmeninin yüzde 94’ü, İYİ Parti seçmeninin yüzde 86,7’si ve DEM Parti seçmeninin yüzde 82,8’i mutlak butlan kararını onaylamadıklarını belirtiyor. Bu tablo, olası bir mutlak butlan kararının yalnızca muhalefet cephesinde değil, iktidar blokundaki seçmenler arasında da geniş destek bulamayacağını, dolayısıyla toplumun büyük bir kesimi tarafından meşruiyet sorunuyla karşılaşabileceğini göstermektedir.