Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Mart 2026 tarihine ait hak ihlalleri raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda yaşam hakkı, işkence, düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri hakkı gibi konularda yaşanan ihlaller detaylı bir şekilde ele alındı.

Tanrıkulu’nun raporuna göre, Mart ayında toplam 207 kişi yaşamını yitirdi. Bu ölümler arasında 6 resmi hata ve ihmal, 14 mülteci ölümü, 3 cezaevi ölümü, 36 kadın cinayeti ve 148 iş cinayeti bulunuyor.

Raporda, işkence ve kötü muamele vakaları da kaydedildi; toplamda 193 hak ihlali yaşandığı belirtildi. Bu ihlallerin 159’u işkence olaylarından, 34’ü ise cezaevlerinde meydana gelen kötü muamele vakalarından oluşuyor. Ayrıca, toplantı ve gösteriler sırasında gözaltına alınan ve işkenceye maruz kalan bireylerin sayısının bu rakamın çok üzerinde olabileceği ifade edildi.

Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında ise Mart ayında 3 gazeteci mesleki faaliyetleri nedeniyle saldırıya uğradı, 5 gazeteci gözaltına alındı ve 2’si tutuklandı. 14 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, 156 erişim engelleme kararı alındı ve 181 kişi ifade özgürlüğü nedeniyle soruşturmalara tabi tutuldu.

Raporda, laiklik konusundaki açıklamalara imza atan 168 kişi hakkında Milli Eğitim Bakanı’nın suç duyurusuyla başlatılan bir soruşturma da dikkat çekti.

Siyasi partilere ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonların yer aldığı örgütlenme özgürlüğü başlığında, Mart ayında en az 32 kişinin tutuklandığı ve en az 13 kişi hakkında soruşturma açıldığı kaydedildi. Rapor, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 401 sanığın yargılandığı davanın 9 Mart’ta başladığını ve duruşmalar öncesinde gazetecilere yönelik kısıtlama kararlarının alındığını vurguladı.

Duruşma salonuna alınacak gazeteci sayısının 25 ile sınırlandırıldığı ve sadece bir ulusal basın temsilcisinin kabul edildiği belirtilirken, yabancı basın için 5 kişilik bir kontenjan ayrıldığı ifade edildi. Mahkeme, her sanığın en fazla üç avukatla temsil edileceğini, izleyiciler ve avukatlar için çeşitli kısıtlamaların getirileceğini duyurdu.

Tanrıkulu, raporunda yargılama sürecindeki hak ihlallerine de değinerek, savunma için tanınan sürelerin yetersiz olduğunu, savunma listesinin basına sızdırıldığını ve bazı oturumların iptal edildiğini aktardı.

Gazetecilerin duruşma salonunda uzak bir noktaya yerleştirildiği, bazı oturumlarda yalnızca belirli basın kartına sahip gazetecilerin kabul edildiği ve izleyici alanının boşaltıldığı yönündeki iddialara da yer verildi. Ayrıca, bazı CHP milletvekillerinin duruşmalara alınmadığı ve tutuklu sanık yakınlarına yönelik sınırlamalar getirildiği belirtilerek, tutuklu sanıkların duruşmalara katılmak için uzun mesafeler katetmek zorunda kaldığı ifade edildi.