Tarih sayfalarından körkütük bir aşk dedikodusu! Yahya Kemal, Nazım Hikmet’in annesi Ayşe Celil Hanım’a aşık mıydı?

Independent Türkçe yazası Mehmed Mazlum Çelik, Yahya Kemal’in Nazım Hikmet’in annesi Ayşe Celile Hanım’a aşık olduğu yönündeki anlatımları gündeme getirdi.

Çelik, Independent Türkçe’deki yazısında, “Edebiyat tahsilinde öğrenci halimizle konuşmaktan büyük zevk aldığımız dedikoduların başında gelirdi Yahya Kemal’in Nazım Hikmet’in annesine olan aşkı. Bu mesele ile alakalı Necip Fazıl’dan Mehmet Kaplan’a birçok isim bahsetmişse de herkes üzerine bir şeyler koyarak anlatagelmiştir. Hatta Nazım’ın komünistliğini bile bu hadiseye bağlayan kelli felli edebiyat tarihçilerimiz mevcut” dedi.

“Türk Dili ve Edebiyatı okuyan herkesin çok iyi bildiği ama mümkünse çok konuşmadığı bir hadise/iddia var: Türk edebiyatının en büyük şairlerinden Yahya Kemal’in Nazım Hikmet’in annesi Ayşe Celile Hanım’a olan körkütük aşkı” diyen Çelik, çoğu kişinin Nazım Hikmet’in Yahya Kemal’e düşmanlık güttüğünü iddia ettiğini aktardı.

Yahya Kemal’in Nazım Hikmet’in hocası olduğunu ve Nazım’ın ilk şiir derslerini Yahya Kemal’den aldığını anlatan Çelik’in yazısında bazı notlar şöyle:

“Bu özel dersler vesilesiyle Yahya Kemal, Nazım Hikmet’in annesi Ayşe Celile ile yakınlaşmıştı. İddialar o ki, güzelliği dillere destan Celile Hanım, Yahya Kemal’i de etkilemeyi başarmıştı.

Yahya Kemal, Celile Hanım’ı ilk kez Çamlıca Bektaşi Dergâhı’nda tanımıştı. Şairin, Celile Hanım’a vurulduğu dedikoduları başlayınca rivayet o ki Nazım Hikmet, Yahya Kemal’in paltosuna bir not bıraktığı ve ‘Hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz’ dediği söylenir.


Celile Hanım.

YAHYA KEMAL, CELİLE HANIM İÇİN İNTİHARA KALKIŞTI MI?

Yahya Kemal’in Celile Hanım’a olan aşkı uğruna intihara kalkıştı iddiasını dile getiren kişi Nazım Hikmet’in Harbiye yıllarından okul arkadaşı Necip Fazıl Kısakürek’tir. Necip Fazıl’ın iddiası o ki Yahya Kemal, Nazım Hikmet’in annesine olan aşkı uğruna intihara teşebbüs etti. Buyurun kendisinden okuyalım:

O (Yahya Kemal), derslerini bitirince mektebin kayıkhane kısmında bekleyen bir çifte futaya atlar ve karşıya Büyükada’ya geçer. Nazım Hikmet’in annesi Büyükada’da oturuyor ve halkın kemiksiz dili bu ya Yahya Kemal ona sevdalı.

Birkaç derse gelmedi. Mektepte bir uğultu:

-İntihara kalkışmış!

Bekledik geldi. Beti benzi uçuk…

-Ne istiyorsunuz?

-Müsaade ederseniz bir dilekte bulunacağım.

-Neymiş o dilek.

-Teessür beyanı…

-Ne teessürü efendi?

-İşittiğimize göre intihara teşebbüs etmişsiniz. Teessür beyan eder, sağlık dilerim.

Masasına çöktü, önüne kâğıt-kalem aldı ve ‘silk-i celil-i askeri’ hareketi ile uyuşmaz tavrımdan dolayı beni rapor etti.

-İsminiz?

– Necip Fazıl.

-Nümeronuz kaj?

Doğrusu Necip Fazıl’dan beklenmeyecek bir şey değil. Nazım Hikmet’le ilgili çalışmaları bulunan Mehmet Fuat (Nazım Hikmet’in üvey oğlu), bu hadiseyi biraz daha abartır.


Nâzım Hikmet.

Öyle ki Nazım’ın Yahya Kemal’i tehdit ettiğini iddia eder:

Hem Bahriye Mektebi’nde tarih hocası hem de evlerine gelip giden bir aile dostu olan ünlü şaire Nazım Hikmet büyük bir hayranlık duyar, yazdıklarını gösterip eleştirilerini alırdı. Aslında Yahya Kemal Celile Hanım’a aşıktı. Önceleri çok açıkça görünmeyen, dedikodular şeklinde kalan bu aşk, Celile Hanım eşinden ayrıldıktan sonra büsbütün alevlenmişti. Yahya Kemal’in bazı şiirlerine ilham veren bu büyük aşk ise 1916’dan 1919’a kadar sürmüştü. Şairin sevgisine karşılık bulamadığı için zehir içip intihara kalkışması söylentileri de vardı. Şairin Vüsal, Telakki, Erenköy’de Bahar, Eski Mektup gibi şiirlerini Celile Hanım için yazdığı bilinirdi. Dedikoduları duyunca çok öfkelenen Nazım’ın dövmek için kendisini aradığını öğrenen Yahya Kemal, söylenenlere göre evini değiştirmiş ve yeni adresini de uzun süre en yakınlarından bile gizlemişti.

Doğrusu bu da dayanaksız bir iddia.

Yahya Kemal, sonraları Celile Hanım’a olan aşkını şu sözlerle dile getirecekti:

1916 yılından 1919 yılına kadar bir kadına deli gibi âşık oldum. Bu kadın yazın adada otururdu. Ben de orada idim. Deli divane olmuştum. Sonbahar’da Nişantaşı’ndaki evini düzenlemek için İstanbul’a inerdim. 1916 Sonbaharı’nda yine İstanbul’a iniyordu. Ben müthiş mustariptim. Artık vapur giderken iskeleden mendil sallamalar, ağlamalar… O gidinceye kadar Ada dopdolu idi… Gider gitmez benim için boşalıverirdi…

Son olarak Vâlâ Nureddin, Yahya Kemal’in yakın dostlarından, o da Yahya Kemal’in hiç evlenmemesini bu hadiseye bağlayanlardan:

Söz Celile Hanım ile Nazım’dan açılınca, Yahya Kemal lafı değiştirir, sorulara cevap vermezdi. Şunu da belirteyim ki, Celile Hanım ikinci defa evlenmiş ama Yahya Kemal ömrünün sonuna kadar evlenmemişti. Nazım’ın dilinden Yahya Kemal adını birçok defa işitsem de annesiyle ilgili sohbetlerine şahit olmadım. Ama bir olayı bizim evde de anlattığını çok iyi hatırlıyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir